11. Yüzyılda Sulara Gömülen İstanbul’un Onuncu Adası

vordonisi adası nettetrend

Şehirlerin kalabalığından ve kaosundan sıkılanların sık sık ziyaret ettiği İstanbul’un adalarını bilmeyen yoktur. Prens adaları olarak geçen ve Büyükada, Kınalıada, Yassıada, Heybeliada, Sivriada, Burgazada, Sedefadası, Kaşıkadası ve Tavşanadası’ndan oluşan adalar sanıldığı gibi 9 adadan oluşmuyor. Maltepe yakınlarında olan ve 1010 yılında ki İstanbul depremi ile sular altında kaldığı tahmin edilen Volontis Adası ile toplam 10 adadan oluşuyor.

Ada Bizanslılar tarafından Nisos Tu Vordonos olarak adlandırılıyordu. Zamanla Vordonise doğru evrilen isim; Manastır Kayalıkları, Bostancı Çöken Ada ve Höreke adlarıyla günümüze kadar geldi. Günümüze kadar gelen sadece adanın isimleri değildi. İsimlerle birlikte ada hakkında efsaneler, haritalar ve kalıntılarda günümüze kadar ulaştı.

Efsaneler ne diyor?

Eski zamanlarda çoğu adanın olduğu gibi Vordonisi Adası da sürgünler ve din adamlarının yaşamlarını sürdürmeleri için kullanılıyordu. Photios isimli bir keşiş adanın tüm hikayesini etkilemişti. Photios’un hayatı, erkek kardeşinin İmparatoriçe Theodora ile evlenmesiyle değişti. Bu evlilik sayesinde sarayda kendine makamlar edindi ve kısa sürede Ortodoks Rum Kilisesi Patriği oldu. Patrik olmasının ardından da ilk iş olarak adaya bir manastır inşa ettirdi. Bu manastır daha sonra adanın simgesi haline gelecekti. Photios’un bu yükselişi herkes tarafından tabi ki hoş karşılanmadı. Rakibi eski patrik İgnatus’da sürgün edildiği Küçükyalı’da karşı hamle olarak Satyros Manastırı’nı inşa ettirdi. Photios ve İgnatus arasında ki çekişme uzunca bir süre devam etti. İki isimde ikişer kere Patrik seçildi ve azledildi. 867 yılında Photios’un azledilmesi ve Vordonisi adasına sürgün edilerek son 7 yılını kendi yaptırdığı manastırda geçirmesiyle aralarında ki çekişme de son bulmuş oldu.

Vordonisi adasının batmasından ve yapıların sular altında kalmasından dolayı henüz tüm sırları çözülemedi. Fakat Vordonisi adasının tam karşısında Küçükyalı’da inşa ettirilen Satyros Manastırını inceleyen bilim insanlarına göre; Satyros Manastırı Vordonisi adasında bulunan manastırın ikizi olarak inşa edilmiş durumda. Hatta çalışmalara göre 9. Yüzyılda denize kıyısı olan Satyros Manastırı zamanla kıyıdan uzaklaşmış ve günümüzde iç kesimlerde kalmıştır.

Satyros Manastırı

Vordonisi Adası Efsanesi Su Yüzüne Çıkıyor

Batan ada Vordonisi tarihçiler arasında tartışılan konular arasındaydı. Fener Rum Patrikhanesi’nin M.S. 500 yılına ait İstanbul haritasının incelenmesiyle Vordonisi Adasının izine yeniden rastlandı. Haritada görülen küçük kara parçasıyla ilgili sorulan sorular okları Vordonisi adasına yöneltti. Adanın gün yüzüne çıkmasında ki en büyük emeği veren isim ise Büyükadalı Dr. Akilla Millas oldu.

Adanın varlığını ve ortaya çıkarılma macerasının bir diğer aktörü ise İtalya Salerno Üniversitesi Ortaçağ Latin Araştırmaları Bölümü Öğretim Üyesi Alessandra Ricci idi. Ricci, Saytros Manastır’ın da yaptığı araştırmalar sonucunda iki manastır arasında ki benzerlikleri ortaya koymuştu. Hatta şehir efsanelerine göre Satyros Manastırı ve Vordonisi adasında ki manastır arasında gizli deniz altı tünelleri mevcuttu. Yapılan bilimsel çalışmalar bunun mümkün olamayacağını ortaya koydu. Yine de her iki manastırın altında kaçış için denize bağlanan yollar olduğu varsayıldı.

Vordinisi Adası Çalışmaları Sürüyor

Vordonisi Adası’nı keşfetmek ve turizme kazandırmak için çeşitli birçok çalışma ve dalış yapıldı. Özellikle son zamanlarda Maltepe Belediyesi de bu çalışmaları hızlandırmak için girişimlerde bulundu. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmesi ve Dünya’ya tanıtılacak turizm çalışmaları hala devam ediyor. Günümüzde su seviyesinin yükselmesi, denizlerde ki kirliliğin artması ile adanın görülmesi zorlaşsa da Küçükyalı-Bostancı sahilinin tam karşısında kıyıya yaklaşık 3 mil uzakta olan adanın zirve kayalarını görmek mümkün.