Bi Kaçamak? Plaka 26

Eskişehir denilince aklımıza hemen porsuk çayının o muntazam görüntüsü akla gelir. İç Anadolu bölgesinin küçük Venedik’i diyebiliriz Eskişehir’e. Popüler bir öğrenci şehri olan Eskişehir’in doğusunda Ankara ilimiz, güneyinde Afyon ilimiz ve batısında ise Kütahya ilimiz yer almaktadır. Gezilecek yerleri, tarihi, kültürü ile bambaşka bir şehirdir Eskişehir. Gelin Eskişehir’de gezilecek yerlere bir göz atalım…

Tarihi Odunpazarı Evleri

Eskişehir’e gelince Odunpazarı evlerini görmeden dönerseniz Eskişehir’i gezdim gördüm demeyin. UNESCO Dünya Mirasları listesinde bulunan Odunpazarı Evleri Eskişehir ilimizin ilk yerleşim yeri olma özelliği ile biliniyor. Çıkmaz, dar sokakları, Ahşap cumbalı evreri, şirin görünümüyle gelen ziyaretçileri büyüleyen eşsiz bir yer Odunpazarı. Eskişehir için oldukça öenmli olan Odunpazarında halen yaşayan insanlar bulunuyor. Bazı eski yapıları butik otele çevirmişler bazıları da restoran olarak faaliyet görmekte. Mimari açıdan harika bir güzelliğe sahip olan Odunpazarı Evlerini muhakkak görmelisiniz.

Porsuk Çayı ve Adalar Bölgesi

Eskişehir’e gelince porsuk çayını görmeden olmaz. Buranın bir sembolü haline gelen porsuk çayı ve adalar bölgesi oldukça popülerdir. Porsuk çayı Eskişehir’in merkezinde Tepebaşı ve Odun pazarı ilçeleri arasında yer alır. Porsuk çayında gondol, kayık ve tekneler ile gezinti yapabilirsiniz. Oldukça keyifli olan bir gondol turu sonrasında Adalar bölgesindeki kafe, restoran ve eğlence merkezlerinde arkadaşlarınız veya ailenizle güzel bir akşam yemeği yiyebilirsiniz. Bol bol fotoğraf çektirmeyi ihmal etmeyin.

Kurşunlu Camii ve Külliyesi

Eskişehir’in Odunpazarı ilçesinde bulunan Kurşunlu Camii ve Külliyesi Odunpazarı Evlerinin hemen yanındadır. Odunpazarı Evlerini gezmeye geldiyseniz buraya da muhakkak uğramalısınız. 16. Yüzyıl Osmanlı mimarisinin bir örneği olan Kurşunlu Camii ve Külliyesinin kubbesinde kullanılan malzeme nedeniyle kurşunlu adını almıştır. Kurşunlu Camii kitabesine göre Gazi ve Melek lakabıyla bilinen Çoban Mustafa Paşa tarafından 1525 tarihinde yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Kurşunlu Camii ve Külliyesi’nin muhteşem mimarisini muhakkak görmelisiniz.

Sazova Bilim Sanat ve Kültür Parkı

Eskişehir denilince ilk akla gelen diğer bir yer muhakkak ki Sazova Parkı olacaktır. Disneyland’ın Eskişehir şubesi diyorlar bu parka. İçinde yok yok. Burayı gezmek için hemen hemen 1 gününüzü ayırmanız gerekiyor. İçerisinde; Korsan Gemisi, Gezi Treni, Bilim Deney Merkezi, Eskişehir Hayvanat Bahçesi, Türk Dünyası Bilim Kültür Sanat Merkezi, Sabancı Uzay Evi, Masal Şatosu, Esminyatürk Türk Dünyası Şaheserleri, yapay gölet bulunmaktadır.

Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi

Eskişehir’e gelince burayı görmeden dönmeyin dediğimiz yerlerden birisi de Balmumu Heykeller müzesidir. Müzede; Âşık Veysel, Nazım Hikmet, İbrahim Tatlıses, İngiliz Kraliçesi II. Elizabeth, Âşık Veysel, Atatürk ve bunun gibi birçok farklı ismin balmumu heykeli yer almaktadır. Odun pazarında bulunan Balmumu Heykeller Müzesi Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen tarafından kurulmuştur ve dünyanın farklı ülke ve şehirlerinde bulunan Madam Tussaud balmumu müzelerinin Türkiye’deki ilk örneğidir.

Han Yeraltı Şehri Ve Çevresi

Tarih boyunca doğuyu batıya ve güneye bağlayan antik yol üzerindeki en önemli kavşaklardan biri olan Han, Hıristiyanlığın ilk barınağı ve Selçuklu ve Osmanlının mola kentidir. Antik Han, bağlantı yolarında Roma ve Bizans kaya yerleşimlerine sahiptir. HAN: Han, sadece yakın çevresinin tarihî ve doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda ilçe merkezindeki Osmanlı Dönemi yapıları ve burada son zamanda yapılan kazılarla ortaya çıkartılan arkeolojik alanları ile ilgiyi ve yakından tanınmayı hak eden, tarihî, önemli bir merkez. İlçe merkezinde bulunduğu anlaşılan antik yerleşimin izleri bugün için yerleşimin güney ve batısındaki kayalık yamaçlarda takip edilebilmektedir. İlçenin güneyindeki kayalık tepenin kuzey ve doğu yamaçlarında sürdürülen kazılar, bu alanın antik yerleşimin mezarlığı (nekropolü) olduğunu ortaya koymuştur. Bugüne kadar tamamı kayaya oyulmuş tekli ve oda tipinde 100’den fazla mezar tespit edilmiştir. Mezarlarda ele geçen buluntular, nekropol alanının MS 1. yüzyıldan başlayarak MS 6. yüzyıla kadar yaklaşık 4 yüzyıl süresince kesintisiz olarak kullanıldığını işaret etmektedir. HAN YERALTI YERLEŞİMİ: Han’da ziyaretçilerin en çok ilgisini çekecek kalıntılar, kayaya oyulmuş yer altı galerileri olacaktır. Han yer altı yerleşimi: Doğal kayalıklarda, yer altına oyularak yapılmıştır. Yer altına yapılan kat kat mekânlar ile mekânları birbirine bağlayan koridorlar, en alt seviyede, kuzeyden gelen bir temiz su kanalına bağlanmaktadır. Gömü odasının girişi güneydoğudadır. Yer altına oyularak yapılmış üç odadan oluşmaktadır. Odalarda arcosoliumlu sandukalar bulunmaktadır. Oda duvarının özellikle üst seviyesinde ve tavanda rozet, baklava dilimi, fiyonk, yaprak ve fırıldak motifleri bulunmaktadır. Bu bölgede bilinen tek örnektir. Ayrıca ilçe merkezinde kolosal gömü taşları bulunmaktadır. Karmaşık bir yapı sergileyen yer altı galerilerinin ve çok sayıdaki tahıl ambarının ne zaman ve ne amaçla yapılmış olduklarına ışık tutabilecek herhangi bir tarihî ve arkeolojik veri tespit edilememiştir. Bununla birlikte, bunların, uzun süreli ve güçlü bir tehdide karşı savunma ve korumaya yönelik olarak yapıldığına kuşku yoktur. Bölgenin tarihsel süreç içerisindeki konumu göz önüne alındığında akla ilk gelen cevap ise, Anadolu’nun bu kesiminde yoğunluğu 7. yüzyıldan itibaren giderek artan Arap akınlarıdır. Han merkezinde açığa çıkartılan kalıntılar, buradaki antik yerleşimin Roma imparatorluk döneminde hiç de azımsanmayacak bir büyüklüğe ulaştığını, Bizans döneminde konumunu özellikle askerî açıdan artırarak önemli bir stratejik merkeze dönüştüğünü göstermektedir. Osmanlı devri yol şebekesi içerisinde Sağ kol olarak adlandırılan güzergâh üzerinde önemli bir menzil olan günümüz Han’da, Osmanlı döneminden günümüze ulaşan ve sağlam durumda olan Hüsrev Paşa Camii ve hamam bulunmaktadır. Han Yeraltı Şehri