Bi Kaçamak? Plaka 67

Batı Karadeniz’in şirin bir şehridir Zonguldak. Türkiye’de en zengin taş kömürü madenlerine sahip olması sebebiyle de oldukça önemli bir şehrimizdir. Özellikle maden müzesini görmeden dönmemeniz gereken Zonguldak ilimizi gezelim bakalım…

Zonguldak Maden Müzesi

Zonguldak’ın Merkezi Çınartepe Mahallesinde bulunan Zonguldak Maden Müzesinde madenciliğe dair ne varsa bulabilirsiniz. Müzenin atmosferi ise buna uygun olarak tasarlanmış. Madencilikte kullanılan tüm teknikler detaylıca anlatılmış. Madenciliğe karşı ayrıca bir merakınız varsa burada epeyce şey öğrenebilir güzel bilgiler edinebilirsiniz. 2016 senesinde hizmete açılan müzede teşhir ve toplantı salonları, fuaye alanı, depolar vs. yer almaktadır.

Kapuz Plajı

Ailelerin ve gençlerin sıklıkla tercih ettiği plajlardan biri olan Kapuz plajı mavi bayraklı olması ile tercih ediliyor. Uzunluğu yaklaşık 180 metre olan Kapuz plajının genişliği ise 25 metre civarındadır. Zonguldak Belediyesi tarafından işletilen Kapuz Plajı Zonguldak merkezde Yeşil Mahallede bulunmaktadır. Hem yeşilin hem de mavinin o eşsiz görüntüsü sizi büyülemeye yetecek. Deniz, kum ve güneşin keyfini burada doyasıya çıkarabilir, güzel bir hafta sonu geçirebilirsiniz. Ayrıca buradaki tesislerden size gerekli olan her şeyi temin edebilirsiniz.

Cehennemağzı Mağaraları

Cehennemağzı Mağaraları Zonguldak Ereğli İlçesi, İnönü Mahallesi’nde bulunmaktadır. Bu bölge Antik Dönem ‘in Acheron Vadisi olarak bilinmektedir. Ereğli Müzesi’ne bağlı ören yeri olarak faaliyet gösteren Cehennemağzı Mağaraları yan yana sıralanmış üç mağaradan oluşmaktadır. Birinci mağara, iki bölüm halinde düzenlenmiştir. Birinci bölümde, zemin orijinal bitki ve geometrik motifli mozaik ile döşelidir. İkinci bölümün doğu duvarında küçük bir apsis açılmıştır ve önünde kademeli basamaklar bulunmaktadır. Çok eski bir Hıristiyan kilisesi olan bu mağara, Hıristiyanlığın yayıldığı ilk yıllarda gizli ibadet yeri olarak kullanılmıştır. İkinci mağara, yol kenarındaki 10-12 metre yükseklikteki yamaç üzerinde bulunmakta ve yöre halkınca Koca Yusuf Mağarası olarak adlandırılmaktadır. Yamaç üzerinde yer alan dar bir girişten geçilerek 3 basamaklı dikey bir merdiven yardımıyla inilen mağara, 1,5 kilometre dağın içine doğru devam etmektedir. 1960’larda tavandan düşen bir kaya yolu kapattığından, ancak 350 metre kadar derinliğe gidilebilmektedir. İnsan elinden çıktığı taşçı kalem izlerinden anlaşılan mağara, yaklaşık 400 metrekarelik bir alanı kaplamakta ve iki fil ayağı ile desteklenmektedir. Üçüncü mağara, yüzölçümü bakımından en geniş olanıdır. Zemini taban suyu ile kaplıdır. İnsan eli ile yapılan mağara birinci ve ikinci mağaralara su sarnıcı görevi görmüştür.

Harmankaya Şelalesi

Zonguldak’ın İl merkezine çok kısa mesafede bulunan Harmankaya şelalesi sizi yemyeşil doğası, patika yolları, tertemiz havasıyla etkisi altına alacaktır. 3 tane şelaleden oluşan Harmankaya Şelalesine ulaşmak için vadiye patika yoldan iniş gerçekleşiyor. Yaklaşık 1100 metrelik bir parkur sonrasında ilk olarak karşınıza birinci şelale çıkmaktadır. Biraz daha ilerledikten sonra en büyük olan ikinci şelale ile karşılaşacaksınız. Son olarak üçüncü şelaleyi göreceksiniz. Bu üç şelaleyi gezerken birbirinden farklı ağaç ve bitki türleriyle karşılaşacaksınız. Bunlardan bazıları; meşe, kestane, gürgen, karayemiş, kocayemiş, ıhlamur, kızılcık, kızılağaç, kavak, çınar, yabani elma, yabani kiraz, yabani fındık, defne, muşmula, yılkın çalısı, yabani üzüm, orman gülü, böğürtlen, kuşburnu, ısırgan, katırtırnağı, papatya türleri, siklamen, yabani çilek, mor menekşe, çuha çiçeği

Filyos Kalesi

Zonguldak’ın Çaycuma İlçesinde bulunan Filyos Kalesi’nin Romalıların yaptırıldığı düşünülmektedir. Orta çağ dönemlerinde yapıldığı düşünülen kalenin oldukça heybetli bir görünümü bulunmaktadır. Yapılışında büyük taşlar kullanılan kale ziyaretçilerin yoğun ilgisini görüyor. Yaz aylarında daha sık ziyarete uğrayan kale 2003 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onarılmış. Kalenin aynı zamanda harika bir manzarası bulunmaktadır. Zonguldak’a gelirseniz burayı gezip görmeden dönmeyin deriz.

Halil Paşa Konağı

19. yüzyılın sonlarına doğru Padişah II. Abdülhamit döneminde Halil Paşa Karamahmutoğlu tarafından yaptırılan Halil Paşa Konağı Karadeniz Ereğli Müzesi olarak da bilinir. Eski bir kilisenin temeli üstüne inşa edilen Halil Paşa Konağı Bozhane yalı Caddesi üzerinde yer almaktadır. Belli bir süre okul olarak kullanıldıktan sonra sahip çıkılmayan konak 1989 tarihinde Kültür Bakanlığı’na geçmiş ve 1998 tarihinde müze olarak ziyarete açılmıştır.

Müzenin zemin katında Ereğli ve çevresinden toplanan Hellen, Roma, Bizans dönemlerine ait mermer mezar atelleri, figürlü mermer sütun başlıkları, cam kaplar, takılar, çeşitli madeni eserler, kandiller ve figürlerden oluşan arkeolojik eserler sergilenmektedir. Birinci katında pişmiş toprak amforalar, Lidya, Grek, Roma, Bizans, Abbasi, Emevi, Sasani, Artuklu, Selçuklu ve Osmanlı sikkeleri koleksiyonlarından oluşan eserler teşhir edilmektedir. İkinci katta çeşitli erkek ve kadın giysileri ile yöreye özgü bir dokuma olan “elpek” kumaşı ve ipliği, dokuma aletleri, mendil, bohça, örtü gibi dokuma türleri, silahlar,mühürler, tütünle ilgili eşyalar, tespih, saat, mutfak eşyaları, ölçü ve tartı aletleri ve yazma eserlerden oluşan yöresel etnografik eserler sergilenmektedir. Üçüncü kat ise Osmanlı dönemine uygun döşenmiş olup, müze-ev düzenlemesine uygun olan bu katta sırasıyla oturma odası, misafir odası, günlük oda ve yatak odası bulunmaktadır. Müze bahçesinde ise, Grek, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait sütun başlıkları, sütun gövde ve kaideleri, çeşitli mimari parçalar, lahitler ile pandomim sanatçısı Krispos’un anıt mezarı vardır.

DAHA FAZLASI İÇİN Zonguldak