Dosya 101; Gizemi Çözülememiş SS Ourang Medan Gemisi

1947 yılının Haziran ayında Endonezya’nın Sumatra açıklarında Malakka boğazında yankılanan S.O.S çağrısı ile tarihin en büyük gizemli olaylarından birinin fitili ateşlenmiş oldu. Hollanda bandıralı SS Ourang Medan gemisinden gönderilen mesaj iki kısımdan oluşuyordu ve ilk kısmı “Kaptan da dahil olmak üzere tüm subaylar harita odası ve köprüde yatarken öldü. Muhtemelen tüm ekip ölmüştür.” sözlerinden oluşuyordu. Mesajı alan Silver Star gemisi ne olduğuna anlam veremedi. Son konumu belirlenen mesaj kaynağı kendilerinden yaklaşık 19 saatlik bir uzaklıktaydı. Hemen yardım etmek için yola çıkan Silver Star gemisi ve mürettebatı gördükleri karşında şok yaşadı.

İkinci mesaj Silver Star gemisine ulaştı. “Ölüyorum…”

Silver Star gemisi yoldayken ikinci bir şifreli mesaj radyo dan ellerine ulaştı. Mesaj kısa ve netti “Ben, Ölüyorum..” 50 mil süren deniz yolculuğunun ardından Silver Star gemisi Hollanda bandıralı SS. Ourang Medan gemisine ulaştı. Gemi dışarıdan bakıldığında hiç bir hasar almamış fakat canlı bir hayat belirtisi de göstermiyordu. Araştırmak ve yardım sağlamak için gemiye çıkan Silver Star mürettebatı gördükleri karşında şok geçirdi. Gemide ki herkes vücutları güneşe dönük, yüzlerinde kaskatı bir korku ifadesi ile ölmüşlerdi. Cesetlerin bu hali Sahil Güvenlik raporuna “donmuş yüzleri güneşe dönüktü… korkmuş gibi bakıyorlardı… ağızları açıktı ve gözleri bakıyordu.” şeklinde düşüldü.

Gemide incelemeler yapan Silver Star mürettebatı hiç bir yaşam belirtisi bulamadı. Hatta geminin terrier cinsi köpeğinin bile çenesi kaskatı kesilmiş halde ölü bulundu. Kaptan ve mürettebatı kaptan köşkünde, mühendisler teknik odada, mesajı gönderen genç ise santral odasında ölü bulundu. 22 mürettebattan yaşayan kimse yoktu. İlk incelemelerde can kurtarma botu bulunamadı.

Hava Haziran ayı itibari ile oldukça sıcak olmasına rağmen SS. Ourang Medan gemisinin güvertesinde soğuk bir hava hakimdi. Gemiyi daha detaylı incelenmesi için limana çekmeye karar veren Silver Star mürettebatı hemen hazırlıklara başladı. Tam bu sırada ambardan gelen dumanlarla gemi alevlere teslim oldu. Patlama o kadar şiddetli olmuştu ki rapora şu ifadeler geçirildi; “kendini sudan kaldırdı ve hızla battı.”

Gemide ki hiç kan ve yaralanma olmayan, yüzleri korkuyla kaskatı kesilmiş cesetler ardından şiddetli patlamayla batan gemi arkasında bir çok iddiayı ve teoride beraberinde getirdi.

Peki teoriler ne diyor?

Gemi aslında hiç var olmamıştı
SS. Ourang Medan gemisi resmi olarak Lloyds Nakliyat isimli şirkete bağlı olarak çalışıyordu. Yapılan araştırmalar sonunda ise şirketle arasında hiç bir bağ bulunamadı. Hatta geminin battığına dair bir kanıtta bulunamadı. Geminin yaşadığı olayın örtbas edilmesinden veya hiç var olmamasından kaynaklı bulunamayan evraklar bu teoriyi soru işaretlerinde bıraktı.

Gemi kaçak kimyasallar taşıyordu
Geminin yasadışı yollardan siyanür ve nitrogliserin taşıdığı iddiası en kuvvetli teori idi. Mürettebatın zehirlendiği ve patlamanın sızan gazlardan dolayı meydana geldiğine herkes inanmıştı. Patlamadan yaklaşık 3 hafta sonra geminin kayıp cankurtaran botunun karaya vurması ve geminin ikinci subayı Jerry Rabbit’in anlattıkları da bunu kanıtlar nitelikteydi. Jerry’nin anlattıklarına göre gemide bir sızıntı meydana geldi. Birinci kaptan ısrarlara rağmen bu sızıntıyı rapor etmedi ve yolculuğa devam etti. İkinci subay yanında 7 kişi ile geminin de evraklarını alarak can kurtaran botu ile açıldı. 6 adam yolculuk sırasında ölürken ikinci subay karaya çıktıktan 3 gün sora hayatını kaybetti. Yine de güvertede bulunan insanların açık havada gazdan nasıl zehirlendikleri bir türlü çözülemedi.

Teorilerin olmazsa olmazı uzaylılar
Her gizemi olayda olduğu gibi bu olayda da cesetlerin bir ellerini havaya kaldırarak diğeri ile gözlerini kapatmalarından ve yüzlerinde ki korkunç ifadeden dolayı bir uzaylı saldırısına maruz kaldıkları konuşuldu.

Geminin bulunduğu noktanın bir şeytan üçgeni olduğu iddiası
Kuala Lumpur’dan Pekin’e giden Malezya Hava Yollarına ait 370 sayılı uçağın 227 yolcusu ve 8 mürettebatıyla 2014 yılında ortadan kayboldu. Uçağın kaybolduğu yer ile SS. Ourang Medan gemisinin kaybolduğu noktaların aynı olması burasının bir şeytan üçgeni olduğu varsayımlarını kuvvetlendirdi. 3 yıl boyunca süren çalışmalarda uçağın enkazına ve yolcularına ulaşılamadı.

Gemiye ve içerisinde ki yolculara ne olduğunun gizemi çözülemeyen SS Ourang Medan olayı hala gizemini korumakta. Hikayenin örtbas mı edildiği, gizli bir deneye mi kurban gittiği yoksa denizciler arasında anlatılan bir hikaye mi olduğu açıklığa kavuşamayarak tarihin tozlu raflarında yerini aldı.