Kafka’nın ‘’Milena’ya Mektuplar’’ Eserinden Alıntılar

“Ah! Milena sen her ne kadar içimde yaşama sevinci olduğunu söylesen de bugün yok; bana ne verecek ki böyle bir gece, böyle bir gün?”

Benimsin, bir daha seni göremeyecek olsam bile…

Ve gece yazdığın mektup orada işte nasıl okunabileceğini aklım almıyor, bir göğüs havayı solumak için böyle nasıl daralıp genişliyor, aklım almıyor. Senden nasıl uzak kalınır, aklım almıyor.

Seni kaybetmekten o kadar çok korkuyorum ki Milena bazen düşünüyorum da eğer gerçekten insanlar mutluluktan ölebilselerdi benim çoktan ölmem gerekecekti. Ama ben aksine mutluluk sayesinde tekrar hayata döndüm.

Sana Şöyle Söylemek İstiyorum: Gelme. Bir gün gerçekten ihtiyacım olduğunda ve senden gelmeni istediğimde, hemen geleceğin umudu kalsın bende ama şimdi gelmesen daha iyi çünkü yine gitmek zorunda kalacaksın.

Yorgunum; Tek istediğim şey yüzümü kucağına koymak başımın üstünde dolaşan elini hissetmek ve sonsuza dek öyle kalmak.

Yardım et bana! Söyleyebildiklerimden daha fazlasını anla!

Oysa ben bütün vaktimi bütün vaktimden daha çoğunu, yeryüzünün bütün vakitlerini sana ayırmak istiyorum!

Üzüntü demek; gece gündüz, uykuda olsun, uyanık olsun, vücuduna saplanmış bir oku taşımak demek. Çekilir şey değil bu.

Düşüncelerimde, açıklamalarımda samimiyim; yalnızım. Ve bu yanımı ilk sen gördün, sen anladın.

Koptuk birbirimizden Milena, bana öyle geliyor… Tek yerde birleşiyoruz daha:
Burada olsan ve yüzün alabildiğine benimkine yakın olsa.

Yanlış anlama Milena; ama sev beni.

Yanımda yürüyordun Milena, düşünsene, yanımda yürümüştün.