Moda Dünyasının Genç Yeteneği; Ece Gözen Akın, Başarıları ile Göğsümüzü Kabartıyor

nettetrend ece gözen akın

Şimdilerde 30 yaşında olan Ece Gözen Akın bundan 8 yıl önce 22 yaşındayken MUUSE’un daveti üzerine katıldığı “MUUSE- VOGUE Talents Award” 2012’de ‘En Vizyoner Tasarımcı’ seçilerek birinciliği kazandı. 

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü mezunu olan Ece Gözen Akın, iş hayatına Hakaan markasında işe başlayarak adım attı. Bitirme projesinin sosyal medyada yayılmasının ardından kendisine ulaşan Vogue İtalya’nın editörlerinden Sara Maino ve Franca Sozzani’nin daveti ile projesini düzenledi ve yarışmaya katıldı. Aralık 2012 de ise projesinin birinci seçilmesinin mutluluğunu yaşadı.

Hayatının en önemli dönemecini dönerek 2013 yılında kendi adıyla sport-couture, yenilikçi ve genç olarak adlandırdığı markası “Ece Gözen’i” kurdu. Başarı Ece’yi sevmişti, Ece’de başarmak için çok daha fazla çalışıyordu. “Fashion Incube” pojesine seçilen tasarımcılardan biri olarak emeklerinin karşılığını da alıyordu. İstanbul Moda Haftası’nda kendine yer edindi. 2014 yılında ise Fabrika markasıyla iş birliği yaparak Ece Gözen for Fabrika etiketi altında koleksiyonlar hazırladı ve Türkiye genelinde birçok mağazada satışa sunuldu.

2016’da CFE London’ın YOTA programına seçildi. Program boyunca Mary Katrantzou, Marios Schwab gibi moda sektöründe oldukça başarılı tasarımcılara mentorluk eden kişilerle çalışma fırsatı yakaladı. 2016’ nın sonunda öğrendikleri ve deneyimledikleriyle Türkiye’ye geri döndü ve marka yenileme sürecine girerek markasını Gozen Institute adını verdiği çok daha geniş bir platforma taşıdı.

Gozen Institute’nin nasıl oluştuğuna dair adımları ise verdiği bir röportaj da şu sözlerle dile getiriyor; “Bir proje üzerinde çalışırken yaptığım araştırmalar koleksiyon hazırlama sürecinden çok daha fazla zaman alıyordu. Bütün bu yaratım sürecinden sonra yaptığım araştırmaları ve ürettiğim fikirleri bir tekstil ürününe indirgemek fikri bana gittikçe uzak gelmeye başladı. Gozen Institute fikri böyle oluştu. Modanın parlak ve gösterişli dünyasına tanık olduktan sonra bir anda kafa yapım çok değişti. Arayışımın yolunun bilimden, sanattan ve tasarımdan geçtiğini, ancak modayla aslında hiçbir zaman barışık olmadığımı fark ettim. Evrende her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğunu düşündüğüm için ‘We are all connected’ (hepimiz birbirimize bağlıyız) mottosuyla Gozen Institute çevresinde gerçekleştirmek istediğim araştırmalarımı düşünüyordum. Londra’dan bu hayallerle döndüm.”

Londra’da edindiği bilgilerden sonra dönünce daha yararlı ve faydalı, tasarımların ötesinde daha doğa dostu ürünler yapmak için çalışmaya başlayan Ece eşinin de desteğiyle evinin bir odasını laboratuvara çevirdi. Burada çalışmalarına devam ederken İstanbul Moda Akademisi’nden gelen eğitmenlik teklifiyle bilgi aktarma konusunda bir şeyler yapmak istediğinin farkında vardı. Mimar Sinan Üniversitesi’nde yüksek lisans programına başladı.

Biyo-deri ve biyoplastik üzerine çalışmaya başlayan Ece yetiştirdiği bakterileri belirli işlemlerden geçirip bu materyalleri elde etti. Biyo-deri, hayvanları öldürmeden, çevreye zararlı işlemlere tabi tutulmadan, doğada yüzde yüz çözünen bir materyal. Böylece modanın ötesinde doğa dostu ve sürdürülebilir materyallerinde önü açılmış oluyor.

Son olarak bu yıl ilk defa Elle Style Awards’ta yer alan Sürdürebilir Moda kategorisinde ki ödüle layık görülen Ece Gözen Akın bir ilk olmanında gururunu yaşıyor. Sürdürülebilirlik ile modayı kendi çizgisinde birleştirmek ve insanlara ilham vermenin kendisi için oldukça önemli olduğunu vurgulayan Ece Gozen Institute verilecek workshop ve panellerin çalışmasında olduğunu ayrıca farklı markalarla işbirliği içinde çalıştığının da müjdesini verdi.