Shavarsh Karapetyan’ın İnanılmaz Öyküsü

karpetyan nettetrend kapak

19 Mayıs 1953 yılında Ermenistan’ın üçüncü büyük şehri olan Kirovakan da dünyaya gelen Shavarsh Karapetyan, ileride birçok başarıya imza atacak birçok canı kurtararak tarih sayfasında kendine yer edinecekti. Kariyerine tanı tamına 11 dünya rekoru, 17 dünya, 13 avrupa, 7 Sovyet şampiyonluğu sığdıran Karapetyan tüm kariyerini yok edecek akıl almaz bir kurtarmaya hikayesine de imza attı.
Yüzme ile olan tanışması 15 yaşında bir grup holiganla tartışması ve boynuna ipe bağlı bir taş bağlanarak suya atılmasıyla oldu. Binbir zorlukla çokda ağır olmayan taştan kurtularak sudan çıkmayı başaran Karapetyan bu günden sonra kendini yüzme de geliştirmeye karar verdi ve yüzmeyi spor olarak yapmaya başladı. Ermenistan da aldığı ilk şampiyonluğun ardından ise okulda ki olaylara ve davranışlara karşı Sovyet olmak tek çaresiydi.


Kaderin Karapetyan’a çizdiği yol ise sadece şampiyonluk değildi. İlk kahramanlığını yaptığın da ise kendisiyle birlikte 30 kişinin hayatını kurtarmıştı. Yüzme okuluna antremana gittiği sıra da şoförün bir anlık dalgınlıkla otobüsü göle sürdüğünü fark eden Karapetyan’ın ani manevrası ile otobüstekileri göl sularına gömülmekten kurtarmıştı Fakat onu kahraman yapan tarihe sporcu kişiliğinin yanında insanlığı ile de geçmesini sağlayan olay ise bambaşkaydı. Şampiyonalar ve yarışlar için oldukça sıkı çalışan Karapetyan 16 Eylül 1976 yılında kardeşi Kamo ile Erivan gölü kıyısında koşuyordu. Aniden bir çarpma sesi ve ardından çığlıklar ile göle batan bir otobüs gören Karapetyan hemen seslere doğru koştu. Hiç düşünmeden göle atladı. Gölün dibinde yaklaşık 80 metre derinlikte bir otobüs duruyordu. Görüş mesafesi neredeyse sıfır olan Karapetyan’ın işini ise suda yansıyan alüminyum kolaylaştırıyordu. Bacaklarından güç alarak otobüsün arka camını kıran Karapetyan yolcuları tek tek sudan çıkarmaya başladı. 92 yolcu taşıyan otobüsten 20 yolcuyu sağ çıkaran Karapetyan su ve kıyı arasında gidip gelmekten bitap düştü. Ayaklarında bulunan cam kestikleri sebebiyle de sudan mikrop kapmıştı. Bu olay sonunda Karapetyan tam 46 gün boyunca hastane de komada kaldı. Umutların kesildiği anda ise uyanarak şunları söyledi. “Sadece çok fazla hayat kurtarabileceğimi biliyordum, yaptığım dalışların birinde, yanlışlıkla bir yolcu yerine bir koltuğu yakaladım. Bunun yerine bir hayat kurtarmış olabilirdim. Bu koltuk hala kabuslarıma giriyor.”


Bu olay sonunda yüzme kariyerini sonlandırmak zorunda kalan Karapetyan’ın kahramanlık serüveni sonlanmıyordu. 1985 yılında sokakta yürürken gördüğü yanan bir binanın içine dalarak birçok insanı kurtardı. Vücudunda meydana gelen yanıklar sebebiyle uzun süre hastane de tedavi gördü. Yaptığı bu kahramanlıklar bir süre gizli tutulsa da daha sonra ortaya çıkan bir rapor başarılarını tün dünyaya duyurdu. Bu olay ona UNESCO’nun fair play ödülünü kazandırdı.


Yaşadığı hayatın, kahramanlıkların, yarışların, şampiyonlukların sonunda daha sakin ve mütevazi bir hayat yaşamak için 1993 yılında moskova’ya yerleşti. Kendisine  “Second Breath”  adında bir ayakkabı dükkanı açtı. Yaptığı kahramanlıklar asla unutulmayan Karapetyan’a Sochi olimpiyatlarında olimpiyat meşalesini taşıma onuru verildi.